5 Eylül 2016 Pazartesi

Gurur

Dünya, gözbebeklerimi ölü doğuma sürükledi. Bundandır baktığım her yerde acıyı görüşüm. Dalından kopup yere düşmüş, bir sonbahar yaprağı olarak sürdürüyorum hayatımı. Rüzgar estikçe savruluyorum. Savrulmamı hareket sanan insancıklar ise yaşadığımı düşünüyorlar. Oysaki ölü doğmuş gözbebeklerim kadar ben de ölüyüm.
Yürümeye devam edebilseydim, belki benim de bir yolum olurdu. Ama ben düştüm ve düşeli hayli zaman oldu. Yüzyıllar önce genç ve ateşliydim. Dik başlılığım, inatçılığım, direngenliğim… Hepsini bir zamanlar gözlerimin içinde yaşamış o çocuğun tatlı tebessümüyle anımsıyorum şimdi. Anımsamaya devam ettikçe kaybetmeyeceğim.
Güçlü olmak istemiştim. Bu dünya patronların ve erkeklerindi. Hepsini yerle bir etmek istemiştim. Asalete ve rezalete aynı anda inanmıştım üstelik, ikisini de çok sevmiştim. Anımsamaya devam edebildiğim sürece, kaybetmeyeceğim.
Güçlü olmak size kalsın, artık işim olmaz. Hem kendimi şu rüzgara tamamen bırakabilirsem eğer, belki bir parça da huzur bulurum.
“Asaletim de sizi olsun baylar, rezaletim de!
Beni bir sütyen lastiğiyle asın.”

Sizin dünyanıza bıraktığı kırmızı ruj izlerinden gurur duyan bir kadın olmaktan asla vazgeçmeyeceğim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder