9 Aralık 2012 Pazar

Salt.


Bu büyük bir yoksunluk. Çünkü anlaşılacak kimse yok. Anlaşamıyorum. Bu büyük bir yoksunluk. Düşünmeme veya üzülmeme çabasınsda olmamalıyım, kendime sık sık bunu öğütlüyorum. Yine de çabalıyorum. Çünkü dedim ya, bu büyük bir yoksunluk.
Biri demişki bugünlerde, teyzeler amcalar varmış; simit satar, mendil satar, onurlu yaşarlarmış. Bir de şerefsizler varmış, kömür ve yiyecek torbalarına kendilerini satarlarmış. Çünkü şerefsizmiş onlar, bu aralar yaşayan, varlığını sürdüren biri öyle demiş. Ben de bilmiyorum kimmiş. Az da olsa, bildiğim şeyler de var ama. İnsanların süreçler yarattığını öğrendim, sonra o süreçlerin de insanlar. Süreçlerin insan doğurması nasıl uzun bir zaman alır hiç düşündün mü? Ben şimdi düşünüyorum, 9 yıl 10 ay olabilir mesela. Öyle değildir mutlaka ama öyle olsun hadi, ne fark eder ki? Peki ya insanlar açsa, aç bırakılmışsa, üşüyorlarsa? Gecenin, karın içinde boğulduğu bir anda, bir annenin çocuğunu ısıtmaktan başka daha büyük bir derdi olabilir mi? Olursa da buna şeref denebilir mi?
Neden her şey salt iyi veya salt kötü olmak zorunda?
Daha kötüleri de var bugün, benim özbeöz kendi salt kötülerim bunlar, bir erkek beyninin süreçleri dölleyerek var ettiği insanlar, kızamam. O kadar çok çok-boyutlu ki, anlatamıyorum. Dolayısıyla da –anlaşılamıyor değilim!- anlaşamıyorum. Bir taraftar var, takımının futbolcusunu öpen, sosyal medyada cirit atıyor resmi. Resmin altında “boşuna top-ibne-homo demiyoruz biz bunlara” tadında, cümle dahi oluşturamayan kelimler. Hani çok biliyosun ya (!), çok entellektüelsin ya (!) futbol endüstrisinden giriyor 3 f’den çıkıyor beynin falan... Yalan. İşte bu da salt kızgınlık. Eee ama daha demin süreçler insanlar doğuruyor diyordun, hadi buyur, nasıl kızacaksın şimdi? İşte o kızgınlığı kapatmak için vur kurama, vur soyuta, vur vurabildiğin yere, yeterki hissetme!
Ama dur daha bitmedi, gün yeni başlıyor. O kız(ama)dığın resim, takımın formasını giymiş, öpüşen eşcinsel bir çiftin resmiyle birleştirilecek daha. “Aradaki yedi farkı bulun.” diyecekler. O süreçleri dölleyen erkek beyinlerin çocukları, kendilerinden olmayanı hemen küfürleştirecekler, aşağılayacaklar, başkalarını aşağılamak için kullanacaklar. Sonra işte sen dayanamayıp sayıp, söverek kızarken onlara, biri çıkacak birilerine şerefsiz diyecek. Bu sefer de ona kızacaksın, “ Tanımadığın, etmediğin, onu var eden süreçlerin belki yamacından bile geçmediğin insanlara şerefsiz demek, ötekileştirmek ne kadar kolay! İnsanları gerçekten anlayamıyorum...” diyeceksin.
En sonunda “Eee o zaman ben kendimi de anlayamıyorum galiba lan?!” diyip, uyuyamayacak, yataktan kalkacak, kendine de bir güzel sövecek, “ Anca konuş, bir bok yaptığın da bildiğin de yok zaten!” diyeceksin. Ama tabi sen yapar mısın bunları bilemem. Çünkü ben anlaşamıyorum. Yazımı yazdım, içimi döktüm, şimdi defolup gidiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder