5 Haziran 2012 Salı

Buğu

İsimsiz kahramanlar yaratan basit bir kadın yaşıyor. İsimsiz kahramanlar yaratan basit bir kadın yazıyor. Ve isimsiz kahramanlar yaratan basit bir kadın aşka düşüyor.
Bünyemde barındırdığım tüm sevmediklerinim ben. Üstüme giydiğim kıyafet değilim. Ve bünyemde barındırdığım tüm sevdiklerinim ben, üstüme giydiğim kıyafetler de, benim tercihlerim.
Sen şimdi, benim dünyaya bakan gözbebeklerime bakıyorsun ya, ne görüyorsun? Asıl merak ettiğimse neyi göremiyorsun? Hadi gördüklerini anlat, dilin çözülsün. Yıllardır konuşmayarak, sözcüklerini içinde büyütürsün... Hem anlat ki gördüklerini, bileyim neyi göremediğini. Sen de bilirsin, bilmek en büyük acı. Bilememekse arafta kaybolmak.
Bilemedikleirni bildiğimde canım çok mu yanar bilmiyorum. Göremediklerini bildiğimde canını yakar mıyım emin değilim. Ama dünyaya bakan gözlerimde, içimde büyüttüğüm, dışıma döktüğüm sözlerimde göremiyorsan beni; hadi gidelim buradan! Sen kendi gizli ormanına saklan, ben denizin altındaki kulübeme döneyim...
Yarattığım kahramanlar avuç içlerimde ölüyor, parmaklarım kanıyor, yazamıyorum. Beni göremiyorsun ya aynaya baktığında, bahane bulma! Ayna buğulu değil... Ayna apaçık ve net, görmek istediğin tüm ruhları yansıtabilir. Bahane bulma! Bak yine gözlerin buğulandı. Ağlamamaya çalışma ve suçu göz yaşlarında arama. Gözlerin buğulanıyor, ayna değil; çünkü, görmek istemiyorsun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder