21 Ekim 2011 Cuma

Gazeller ve Notalar

Bir adam oturuyor karşımda, arkası dönük bana. Loş ışık aydınlatıyor varlığını. Sigara dumanıysa anlam katıyor varlığına. Müzik çalıyor. Ben, O’nu izliyorum. Sanki müzik, O’nun avuçlarından ve teninin farklı noktalarından yayılıyor. Bazen, korkuyorum... Tenini merak ediyorum. Düşüncelerini ve düşüncelerinin dudaklarınadan dökülüş tarzını merak ediyorum. Beni neden böyle etkilediğini anlyamasamda kendimi o etkiye bırakıveriyorum. Çünkü; bazen, korkmuyorum... Sadece, O’nunla aynı odada nefes aldığımı bilinçli olarak farkedebilmek ve hala ihtimallerin varlığına kendimi inandırabilmek için uyumuyorum. O’nun için uykuyu reddediyorum. Hiç tanımadığın biri için yapıldığında ne büyük bir fedakarlık. Oysa, aşka şans tanımak için yapıldığında ne küçük ve anlamsız bir ayrıntı bu. O’nun hakkında tek bildiğim, bu gece O’nunla uyumak için korkularımla yüzleşebileceğim...
İçinden çıkan müziği duyabiliyorum. Ne kadar kulaklarımı tıkasam da büyülüyor beni, etkisi altına alıyor. Yaşamak, dans etmek istiyorum. Korkmuyorum... Sanki, ellerim bir ulaşsa ona, parmaklarım bir dokunsa tenine, gökyüzüne kavuşacağım. Özgür olacağım... Sanırım yıllardır tuttuğum nefesimi O’nu gördüğümde bıraktım. Mühürleri kırıldı dudaklarımın, ellerimin ve kelimelerimin.
Sen notaların en güzel birleşiminden oluşmuş müzik. Sen sonbahar yapraklarının daldan düşerken haykırdığı en güzel mısra. Gel ve bir ıslık ol dilimin ucunda...

1 yorum:

  1. büyürken yanımıza aldığımız o düşler kimin hücresinde sarıyor yaralarını...!!!

    YanıtlaSil